11.9.10

takıntı

kafelerde duran dergilere takıntım var. hepsine dokunasım, uzun uzun okuyasım var. hatta bazı yerlerde duran kitaplara karşı gereksiz bir merak...

this is literally me.

foto: dieter sauter
design: nihan

10.9.10

tootoo

yes they are..
too many blacks
too many creams
too many holga

higher higher higher every second.

maynn.

7.9.10

renk

yeni dünyalar bulmalı, yeni yerler görmeli. başka renklerden insanları hoş görebilmeli, renk olabilmeli, tanımalı ve günde en az bir kere sevmeli.

9.6.10

il mio sogno

sogno sarà la verità
presto
il mio sogno, il mio mondo, la mia parola, il mio tocco
e io sarò molto più di me
ora nulla da dire.
Dormo al mio sogno di sempre. da solo!

ni

-


felice con lacrime

6.6.10

Kahkül-ü Müdafa

Bugün çinli bir kızın kahkullerinde kendimi buldum.Tek başına sakin ve oldukça hüzünlü hali onu sevmeme neden oldu gereksiz yere. Neden burdaydı, kime gelmişti, tipik bir Ayasofya gezer turistten uzak çok daha anlamlı bir geliş sebebi var gibiydi. O, garsonu anlamadı garson da onu. Ama birşeyler yedi içti nihayetinde. Aynı dili konuşsa da insan bazen anlatmak çok güç hale geliyor ve zaten artık bazılarına anlatma eyleminde bile bulunmaktan vazgeçiyorum. O kızdan bir farkım yok aslında. Kahkullerinin arkasına sakladıgı gözleri bi konuşsa neler dökülecekmiş gibi. Bir sebebi yok değil var, işte bu yüzden sevdim. Kim ne derse desin yaz da gelse kış da geçse başkaları sıkılda bile yoo ben kahkullerimi çok seviyorum.

24.5.10

koku

milano benim için hep chloe kokardı, şimdi artık ne zaman duysam o kokuyu, eski sevgili parfümünü duymuşçasına içim cız ediyor...

bazen kendimi gereğinden fazla duyarlı hissediyorum kokulara, tıpkı Patrick Süskind'ın 'Koku' romanındaki genç gibi. İstediği kokuları yaratabilmek için ölümü göze alan ve herşeyin kokusunu alıp ama bi gün kendi kokusunun olmadığını fark ettiğinde başka insanların kokularını sürünmekten çekinmeyen, üst üste giyilmiş penyeler gibi çok karakterli biriydi romandaki..

saman kağıt kokusunu bile sevebilen, kahve kokusuz uyanamayan, her çiçeğin, duvarın, kitabın, şehrin kokusunu hatırlayan, yılları kokulara bölen biri olarak, ancak ve ancak Süskind'in kitabını biraz fantazi biraz trajedi tadıyla okuyabildim.

ne gerek var her mevsim yeni bir kokuya..