ölü elbiseler gibi ölü beyinler de var ne yazık..
27.3.10
25.3.10
en
Hayatımda gördüğüm en iyi film diyebileceğim bir film, duyduğum en iyi şarkı diyebileceğim bir şarkı yok benim. Herşeyin yeri ayrı bende ve hepsi birlikteyken güzel, ayırmaksızın.. En'lerim yok benim galiba, daha düne kadar en sevdiğim renk siyah iken, iki gündür tarifsiz bir yeşil tonunu düşleyebiliyorum. Uğurlu sayım hiç olmadı, 29'u severim ama uğurlu mudur hiç düşünmedim. En'ler yaratmayı sevmiyorum ki normalde çok keskin olmayı seven ben, nedense o kadar düzgün çizgiler çekemiyorum. En güzel günüm, hergünüm. Her haftayı başka türlü yaşıyorum, hergün yeni bir şey öğreniyorum, pek çok kez şaşırıyorum ve çok da canım sıkılıyor bazen, insanları tanıyorum üzülüyorum ama yine de memnun oluyorum hergünün sonunda...
9.3.10
örtü
örtmek.açmak.kavram-ak kargaşası. saklama iç güdüsü, gizemin karşı konulmaz hazzı. neyi örtmek hoşumuza gidiyor, ne gibi görünmek, kim olmak? örtülemek, örtbas etmek.Çok sakinim ve bu güzel bir şey. çok da telaşlıyım içimde, devamlı koşuyorum çünkü yetişmem lazım, acelem var ama bu yazı bir kamuflaj değil asla.
7.3.10
28.2.10
12.2.10
3.2.10
an-i
3 saat boyunca bir form yakalamaya çalışmak ama becerememek ve sonra yere atılan buruşmuş kumaşların iç içe girmiş halini orda öyle sevmek, iğnelemek.. Herşey 'an' meselesi, ani, saniyelik ve sessiz. O geleceği zaman geliyor ve geleceği zamanı iyi biliyor. Ömrümüzün kaçta biri 'an' meselesi. Kesrin neresindeyiz, kim pay, kim payda.. Anlar oluşturuyor bir günü. Bir günün sonunda o günden kaç saat kalıyor akılda, kalan en fazla üç beş an, haftalarda 1-2 gün, aylarda 1-2 hafta ve yılda en çok 3 ay, o da toplasan. Bir ömürde anlardan olmuyor mu o zaman? Kimin 15 yaşından unutamadığı sayısız anısı var? Dedikleri gibi hep film şeritleri geçiyor gözünden insanın. Yakaladığımız anlar yanımıza kar, diğerleri de anca hava boşluğu. Boşluktan düşmek de 'an' meselesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
