18.2.11

cila

Uzun süredir olmamıştı. Göz kırpmasından, tesadüfi karşılaşmamızdan o saniye anlamadım çünkü evet yine çok tesadüftü. İplerimden ayrı, bu sefer başka bir şey mevzu: yeni kumaşım, ben ve sonsuz bir mutluluk... 3 gecedir gözlerime uyku gelip de ben yatamaz, çalışır iş yetiştirirken, her yerin birbirine karıştığı alanımda, sanki bir boşluk bir köşe onu bekler gibiydi..Hep en sıkışık en yoğun zamanlarda çıkar iyi işler demişti çok sevdiğim bir tasarımcı, öyle oluyor... Atölyeden çıkıpta metroya yürürken hep aynı yolu yürümeme rağmen, bu güne dair hiç birşey hatırlamıyorum o yolda. Sonunda sanki bir gökkuşağı indi önüme ve ellerini uzattı. Yol bitti. Eve gelindi, heyecanla tekrar tekrar çalışıldı, toplar açıldı ve sayısını unuttuğum kez dokunduğum beni sabaha bekler oldu. Evet bir kumaşla aşk yaşıyorum...

30.1.11

ev

sevgilimle artık evliyiz.

7.1.11

meta

yılbaşında kırmızı giymek ve kırmızı bir şeyler tasarlamak çok gereksiz ve zorlama. ayrıca çok matah..

16.11.10

aman zaman

düşünüp uyuyamamak.

geceyi sevip, inat almak gündüzden. hep gece olsa, hiç uyumasam..sessizlik olsa, hep yanlız kalsam ama sen yan odada olsan.
saatleri kırıp, panjurları kapayıp, ışığın olmadığı bir yerde dursak.
zaman hep bu yılda kalsa.

31.10.10

zz

düşünmekten uyuyamamak.

23.9.10

ilham

Genelde ilham aldığım şeyler hep cansız varlıklar ya da hisler, duygular oldu. Son koleksiyonum 'Metabolizm'11'.. Metabolizma akımı aldı beni götürdü, baktıkça hayran kaldım o yıllara ama o akımın öncüsü bir mimara hayran olmadım, durum etkiledi beni ve bir insanın bunu düşünebiliyor olması, yapılan binalar, çeliğin betonun hali, rengi.. Evet insana dair işler yaptım ama kimseden ilham almadım bu yüzden de kimseye ilham kaynağı olmak istemiyorum çünkü insanların ilham diye adlandırdığı sey aslında başka. Yoksa bir tasarımcıdan ilham almak, çalışma şeklini veya tekniği beğenmek, ondan birşeyler öğreniyor olmak güzel, üstüne sen kendinden birşeyler ekliyorsan. Ama eklediğin 1 aldığın 10'sa olmuyor işte...

uzak

Haftalarca ugraştığım, uyanıp uyanıp baktığım, diktiğim, düşündüğüm bir elbisemin nedense tarzına hiç yakışmayacağını önyargıyla düşündüğüm bir yabancıyla uzak uzak, belki de hayatımda hiç ayak basmayacağım topraklara gitmiş olmasına ne hissetmeliyim bilemedim. Onu benim kadar sevmiş midir ya da o şimdi orada daha mutlu edebiyatından hayli uzak sadece şunu diyebilirim : 'gerçekten bir parçam orada...'