23.9.10

ilham

Genelde ilham aldığım şeyler hep cansız varlıklar ya da hisler, duygular oldu. Son koleksiyonum 'Metabolizm'11'.. Metabolizma akımı aldı beni götürdü, baktıkça hayran kaldım o yıllara ama o akımın öncüsü bir mimara hayran olmadım, durum etkiledi beni ve bir insanın bunu düşünebiliyor olması, yapılan binalar, çeliğin betonun hali, rengi.. Evet insana dair işler yaptım ama kimseden ilham almadım bu yüzden de kimseye ilham kaynağı olmak istemiyorum çünkü insanların ilham diye adlandırdığı sey aslında başka. Yoksa bir tasarımcıdan ilham almak, çalışma şeklini veya tekniği beğenmek, ondan birşeyler öğreniyor olmak güzel, üstüne sen kendinden birşeyler ekliyorsan. Ama eklediğin 1 aldığın 10'sa olmuyor işte...

uzak

Haftalarca ugraştığım, uyanıp uyanıp baktığım, diktiğim, düşündüğüm bir elbisemin nedense tarzına hiç yakışmayacağını önyargıyla düşündüğüm bir yabancıyla uzak uzak, belki de hayatımda hiç ayak basmayacağım topraklara gitmiş olmasına ne hissetmeliyim bilemedim. Onu benim kadar sevmiş midir ya da o şimdi orada daha mutlu edebiyatından hayli uzak sadece şunu diyebilirim : 'gerçekten bir parçam orada...'

13.9.10

Bina

Levent 17. Karayolları Binası

80'li yıllarda İstanbul'un ilk uzun binalarından. Hatta modern mimarinin yansıması. Hergün önünden geçtiğim, hep sevdiğim, renklerine, o soğukluğuna ve yalnızlığına hayran olduğum bina. Yanı başına yapılacak dev alışveriş merkezi yakında seni de yutacak. O güne kadar ayırmam gözlerimi üzerinden...

11.9.10

takıntı

kafelerde duran dergilere takıntım var. hepsine dokunasım, uzun uzun okuyasım var. hatta bazı yerlerde duran kitaplara karşı gereksiz bir merak...

this is literally me.

foto: dieter sauter
design: nihan

10.9.10

tootoo

yes they are..
too many blacks
too many creams
too many holga

higher higher higher every second.

maynn.

7.9.10

renk

yeni dünyalar bulmalı, yeni yerler görmeli. başka renklerden insanları hoş görebilmeli, renk olabilmeli, tanımalı ve günde en az bir kere sevmeli.