31.3.10

Mies van der Rohe

Mies van der Rohe


“Mimar” yoktur “mimarlar” vardır. Özneler var. Adlarını koymamız gereken insanlar var.
der mimar Uğur Tanyeli. Hep en can alıcı noktalardan yakalayıp, durup iki kere düşünmeme sebep olur. Sanatı bilir, kitabı bilir, Çaykovski'yi bilir, bir binadan bahseder içinde yaşadın sanırsın, sosyalist-populist yaklaşımları bilir, seni altüst eder..Der ki :' Hangimizin Less is More'a göre bir ev düzeni var? Ama less is more diye bir gerçek var.' Gerçekten mümkün değil mi acaba en minimal yerde yaşamak, bir Mies van der Rohe evi sadece hayallerimizi mi süsler? Yaşanılacak mekanlar, oturulacak koltuklar değil midir Rohe'ninkiler.. O zaman Çaykovski de dinlenecek müzik mi değil? İşte bu noktada yine U.Tanyeli diyor ki: 'Bazıları mimarların hac yeri, sadece mimarlar gidiyor, seyrediyorlar. Ama gerçek yaşamın içinde yeri yok, tıpkı pek çok sanat yapıtının yaşamın içinde yeri olmadığı gibi..'
Ama insan alıkoyarmıyor kendini Rohe'yi sevmekten. O'nun mermeri, taşı kullanmasına ve insanların terk ettiği yapayanlız kalmış duvarlar yaratmasına hayran olmama engel olamıyor..



27.3.10

dead dress 2

ölü elbiseler gibi ölü beyinler de var ne yazık..

25.3.10

en

Hayatımda gördüğüm en iyi film diyebileceğim bir film, duyduğum en iyi şarkı diyebileceğim bir şarkı yok benim. Herşeyin yeri ayrı bende ve hepsi birlikteyken güzel, ayırmaksızın.. En'lerim yok benim galiba, daha düne kadar en sevdiğim renk siyah iken, iki gündür tarifsiz bir yeşil tonunu düşleyebiliyorum. Uğurlu sayım hiç olmadı, 29'u severim ama uğurlu mudur hiç düşünmedim. En'ler yaratmayı sevmiyorum ki normalde çok keskin olmayı seven ben, nedense o kadar düzgün çizgiler çekemiyorum. En güzel günüm, hergünüm. Her haftayı başka türlü yaşıyorum, hergün yeni bir şey öğreniyorum, pek çok kez şaşırıyorum ve çok da canım sıkılıyor bazen, insanları tanıyorum üzülüyorum ama yine de memnun oluyorum hergünün sonunda...

9.3.10

örtü

örtmek.açmak.kavram-ak kargaşası. saklama iç güdüsü, gizemin karşı konulmaz hazzı. neyi örtmek hoşumuza gidiyor, ne gibi görünmek, kim olmak? örtülemek, örtbas etmek.
Çok sakinim ve bu güzel bir şey. çok da telaşlıyım içimde, devamlı koşuyorum çünkü yetişmem lazım, acelem var ama bu yazı bir kamuflaj değil asla.

7.3.10

dead dress

bazen elbiseler de 'ölü doğar'...